Antika Dünyada Kuntika İşler

Youtube’dan yeni sosyal video uygulaması: Uptime


Youtube, sosyal video izleme deneyimini yeni bir uygulamayla test etmeye başladı. Uptime (iOS) adlı yeni uygulama Youtube altyapısı üzerine inşa edilen tamamen sosyal bir video uygulaması.

Google içindeki dahili kuluçka merkezi Area 120, tarafından geliştirilen Uptime’da kullanıcı izlediği videolara bıraktığı tepkiler dikkat çekici nitelikte. Bir videoyu eş zamanlı izlerken arkadaşlarınızın bıraktığı ‘ışıltı/kıvılcım’ reaksiyonları görebiliyorsunuz. Diğer yandan farklı zamanlarda izlediğinizde de arkadaşlarınızın bıraktığı duygusal emojiler karşınıza çıkıyor.

YouTubeSocial, WeMesh, LiveLead, AirTime gibi sosyal video izleme deneyimleri arasına eklenen Uptime, canlı yayın özelliğine ve özel mesajlaşma özelliğine sahip değil. Fakat kendi videonuzu yükleyebiliyorsunuz ve bu videodan arkadaşlarınız anlık olarak haberdar olabiliyor.

Şimdilik davetiye kodu ile kullanılabilen – ki ‘pizza’ kodunun işe yaradığı söyleniyor – Uptime, henüz test aşamasındaki bir uygulama ama Google’ın Youtube’u farklı açılardan zenginleştirmek istediğinin bir kanıtı sayılabiliyor. Snapchat, Instagram ve Facebook’un alıp başını yürüdüğü bu dikeyde Google’ın bir şeyler yapması gerektiği aşikar. Ama Uptime’ın Youtube’a beklenen sosyal gücü kazandırıp kazandırmayacağı bilinmezliğini koruyor.

Youtube Uptime’ı şimdilik iOS kullanıcıları indirebiliyor ama yakında Android kullanıcıları için de bir güzellik yapılacağını söyleyebiliriz.

Kaynak : webrazzi.com

Airbus uçan otomobil konseptli Pop.Up’ı tanıttı


Avrupa merkezli uçak üreticisi Airbus, Pop.Up adını verdiği uçan otomobil konseptini Cenevre Otomobil Fuarı‘nda tanıttı.

Italdesign ve Airbus işbirliğiyle tasarlanan bu uçan otomobil özellikle şehir içi taşımacılık ve ulaşım için düşünülmüş. Tamamen elektrikli olarak çalışması beklenen modelin üzerinde dört ayrı pervane bulunuyor ve uçuşu tıpkı bir drone gibi gerçekleştiriyor.

Pop.Up, karbon fiber bir gövdeye sahip ve boyutları 2.6 metre, 1.4 metre ve 1.5 metre. İki koltuklu otomobil, dikey olarak kalkıp iniyor. Yapay zekayla yönetilecek otomobil şehirdeki trafik durumuna göre en iyi çözümü sunacak. Kısacası gideceğiniz mesafede kara yolunda trafik olması durumunda, Airbus‘ın geliştirdiği teknoloji size havalanmayı önerebilecek. Şimdilik bu söylediklerimiz çağın ötesinde şeyler gibi kulağımıza geliyor olsa da, yakın gelecekte bu yeniliklere alışacağız gibi gözüküyor.

Hatırlayacağınız üzere Airbus son olarak Vahana adlı projesi üzerinde çalıştığını duyurmuştu. Airbus’ın Cenevre’de tanıttığı Pop.Up konseptinin detaylı olarak tanıtıldığı bir videoyu hemen aşağıdan izleyebilirsiniz.

Kaynak : webrazzi.com

Mark Zuckerberg yarım bıraktığı Harvard’a mezuniyet konuşması ve onur diploması için dönüyor


Mark Zuckerberg, Facebook’u bugünlere getirmek için bıraktığı Harvard Üniversitesi‘ne geri dönüyor.
Harvard Başkanı Drew Faust, Zuckerberg’ün Harvard’ın 366. mezuniyet töreninde bir konuşma yapacağını ve bir onur diploması (fahri doktora ünvanı) alacağını paylaştı.

Kısaca hatırlatmak gerekirse 2003 yılında Harvard Üniversitesi’ne sıradan bir öğrenci olarak giren Mark Zuckerberg, okul arkadaşlarının fotoğraflarını gizlice ele geçirerek Face Mash adıyla Facebook’un ilk halini hayata geçirmişti. Disiplin cezası alan Zuckerberg’in okulda kalmasına izin verildi ama Zuckerberg diplomasını almayı beklemeden 2004 yılında okulu bırakmayı tercih etti (bkz: Zuck’ın hikayesi). Şimdiyse Harvard’a ses getirecek bir dönüş yapmaya hazırlanıyor.

25 Mayıs 2017 tarihinde sahneye çıkacak olan Mark Zuckerberg’in dikkat çekici bir konuşma yapacağını tahmin etmek zor değil ama Zuckerberg, Harvard’dan atılan ve mezuniyet konuşması için geri dönen ilk ‘milyarder’ değil. Microsoft’un kurucularından Bill Gates de Harvard’ı bıraktıktan sonra bir milyarder olarak geri dönmüş ve 2007 yılında Harvard öğrencilerine seslenmişti.(aşağıda bu konuşmayı görebilirsiniz.)

Harvard President Drew Faust, Mark Zuckerberg’den övgüyle bahsederken Gates ile Zuckerberg’in yer aldığı küçük bir parodiyi de paylaşıyor.

Kaynak : webrazzi.com

Fransız posta kurumu La Poste, hızlı teslimat girişimi Stuart’ı satın aldı


İnsansız hava araçlarıyla posta teslimatı yapmak gibi yeni nesil işlerle ilgilenen Fransız posta teşkilatı La Poste‘un iştiraklerinden biri olan GeoPost, şehir içi paket teslimat hizmetleri sunan Stuart‘ı satın aldı.

Kısaca bahsetmek gerekirse Stuart, Amazon Prime Now gibi sipariş/ürün teslimatının son bölümünü (last mile) üstlenen bir girişim. Bisiklet, motosiklet veya kamyonet ile farklı boyuttaki paketleri sipariş sahiplerine ulaştırabiliyor ve elbette hızlı olmakla övünüyor. GeoPost ise paket teslimatında Avrupa çapında hizmet veren bir La Poste iştiraki.

Stauart, Fransa dışında Birleşik Krallık ve İspanya’da da hizmet veriyor ve her gün 500’den fazla müşteriye binlerce teslimat yapıyor. Çalışan sayısı 100’ü geçen Stuart’ın hizmet verdiği şirketler arasında bizim de tanıdığımız Carrefour, Burger King, Pizza Hut gibi dünyaca ünlü markalar bulunuyor.

Anlaşmanın mali detayları paylaşılmıyor ancak Avrupa için oldukça önemli bir satın alma olduğunu söylemek mümkün. Keza GeoPost’un CEO’su Paul-Marie Chavanne bu satın almanın şehiriçi taşımacılığın geleceğine dönük olduğunu söylüyor. Daha önce Stuart’a yapılan yatırımları takip eden mantıklı ve stratejik bir adım olduğunu da ekliyor. (GeoPost, Stuart’ın 2015 sonunda aldığı 22 milyon euro tutarındaki yatırıma liderlik etmiş ve yüzde 22 hisse sahibi olmuştu.)

Paylaşılan bilgilere göre Stuart ayrı bir girişim olarak yoluna devam edecek ve CEO koltuğuna COO pozisyonundaki Damien Bon geçecek. Nihayetinde La Poste’un Avrupa’daki paket teslimatı alanındaki gücü de ciddi şekilde artmış olacak.

Türkiye’de PTT teşkilatından böyle bir adım göremiyoruz ama Hepsiburada’nın HepsiExpress adında bir hızlı teslimat girişimini hayata geçirmek istediğini paylaşmıştık.

Kaynak : webrazzi.com

Türkiye’de en yüksek kadın çalışan ve yönetici oranına sahip girişimler hangileri?


Küresel teknoloji girişimleri toplumsal cinsiyet konusunda son yıllarda daha sorumlu davranıyor. Peşpeşe açıklanan çeşitlilik raporları, durumun vehametini ortaya koyarken, iş verenleri ayrımcılık konusunda hassas davranmaya teşvik ediyor. Türkiye’ye gelince bu konuda henüz örnek bir pratik yok ancak kadın çalışan oranıyla övünen bir teknoloji girişim var: Armut

Türkiye’de teknoloji alanında kadın girişimciler denilince akla ilk gelen isimlerden biri Başak Taşpınar Değim’in kurduğu Armut,  8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel istihdam oranlarını paylaştı. Buna göre Armut’un 60 kişiyi aşan ekibinin yüzde 55’i kadınlardan oluşuyor. Yönetim kadrosunda ise bu oran yüzde 80’e çıkıyor. Küresel standartlar düşünüldüğünde bu, oldukça yüksek bir oran. Armut gerek Türkiye gerek dünya ortalamasının üzerinde seyrediyor.

 

Hizmetler için pazar yeri olarak faaliyet gösteren Armut’un sunduğu verilerden ilginç -ancak sürpriz değil- bir anektod, temizlik kategorisinde “iş imkanı sunulan hizmet verenlerin neredeyse yüzde 100’ünün kadın” olması. Kadınların istihdamına katkı sağlasa da, temizlik işlerinin, tüm toplumsal cinsiyet kategorileri için nötr hale gelmesi sanıyorum herkesin dileğidir. Bu daha fazla kadının teknoloji sektöründe olmasını istemekle aynı şey zaten…

Armut’un kadın çalışan oranlarını paylaşarak, 8 Mart için iyi bir başlangıç yaptığını düşünüyoruz. Devamında siz de aşağıdaki anketimizi doldurarak Türkiye’deki teknoloji girişimlerinde kadın çalışan oranlarının ne durumda olduğu sorusuna yanıt vermemize yardımcı olabilirsiniz.

Kaynak : webrazzi.com

Hudway Glass tüm araçları HUD’a kavuşturacak


Kickstarter projesi olarak ortaya çıkan ve her otomobile bir HUD yani uzun adıyla Head-up-Display adı verilen bir özellik kazandıran Hudway Glass sahiplerine teslim edilmeye başlandı. Kickstarter’da 620 bin dolardan fazla destek toplayarak hayata geçen proje bir donanım ürünü ve akıllı telefonunuzla birlikte çalışıyor.

Günümüzde bazı araç modellerinde opsiyonel donanımla sunulan ve karşılığında binlerce Euro talep edilen HUD özelliği, Hudway Glass sayesinde oldukça uygun, 50 dolar gibi bir rakama sizin olabiliyor. Bu donanım ürünü otomobilinizin ön konsolunda dilediğiniz yere yerleştiriyor, sonrasında ise akıllı telefonunuzdaki Hudway Glass uygulamasını açarak telefonunuzu ürüne yerleştiriyorsunuz. Hudway Glass buradan yansıyan görüntüyü ise kendi üstünde görüntüleyerek sürücüye HUD görünümünü veriyor.

Cep yakmayan HUD teknolojisi

Hudway Glass’ın iOS ve Android uygulamaları bulunuyor. Ancak Hudway Glass sadece kendi uygulamaları ile değil farklı uygulamaları da kullanabiliyor. Uygulamalar sayesinde aracın hızı, navigasyon bilgisi ya da radarlar konusunda sizi uyaran bir HUD desteğini de kavuşmuş oluyorsunuz. Bununla birlikte telefonunuzdan bu uygulamaları açarak ürünü kullanmaya başlamanızın farklı faydaları da var. Bu da siz direksiyon başındayken sizi telefondan uzak tutmayı bir nebze de olsa başarabiliyor olması olarak sayabiliriz. Kısacası otomobilinizde bir HUD donanımı yoksa, bu ürün size oldukça uygun bir maliyetle bu deneyimi yaşatmaya hazır gözüküyor.

Kaynak : webrazzi.com

Dünyanın en büyük güneş enerjisi üreticisi: Çin


Çin, iklim değişikliğine neden olan karbon emisyon oranıyla savaşabilmek için yenilenebilir enerji ordusu kuruyor. Çevre kirliliği ve hava kirliliğiyle yoğun bir mücadele içinde olan Çin, bir yandan da yenilenebilir enerjiye yaptığı yatırımlar ile çok büyük bir ilerleme katetmiş durumda. Çin geçtiğimiz yıl 34.54 gigawatt enerji üreten tesis eklemesiyle toplam 77.42 gigawatt enerji üretim kapasitesine sahip oldu. Bu üretim kapasitesiyle Çin, şu anda dünyanın en büyük güneş enerjisi üreticisi.

Ülkenin Ulusal Enerji İdaresi (NEA)’nın yaptığı açıklamaya göre 2016 yılında fotovoltaik enerji üretimi iki kat artmış. Kapasite artışının en fazla olduğu iller arasında, Shandong, Henan ve Xinjiang bulunuyormuş. Çin, 2020 yılına kadar 110 gigawatt’ın üzerinde enerji kapasitesi daha eklemeyi hedefliyorlar.

2016 yılında Çin’in güneş enerjisi santrallerinden ürettiği enerji miktarı, ülkenin enerji ihtiyacının %1’ini karşılamaya yetecek seviyeye çıkmış. Buna ek olarak yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen toplam enerji, ülkenin enerji ihtiyacının %11’ini karşılayabilecek seviyeye ulaşmış. 2030 yılına kadar bu oranı %20’ye çıkarmayı hedefliyorlar. Bu hedefe ulaşabilmek için Çin hükümeti yenilenebilir enerji projelerine 360 milyar dolardan fazla yatırım yapacağını açıkladı. Ülkenin en büyük problemi şu anda hava kirliliği ve bu yatırımlarla beraber temiz bir gökyüzüne ulaşmayı hedefliyorlar. Üstelik bu yatırımlar sayesinde 13 milyon kişiye iş imkanı yaratacaklarını öngörüyorlar.

Nüfusa oranla bakılacak olursa eğer ABD, Almanya, Japonya gibi ülkeler yenilenebilir enerji üretimi konusunda Çin’in önüne geçiyorlar fakat toplam kapasite göz önüne alınınca Çin, büyük ödülün sahibi durumunda.

Kaynak : webrazzi.com

3D yazıcılarla pizza yapmak isteyen BeeHex’e 1 milyon dolar yatırım


Son dönemde çok farkı alanlarda 3 boyutlu yazıcıların maharetlerini görüyoruz. BeeHex adlı girişim farklı bir bakış açısı getiriyor ve 3D yazıcılarla yemek yapmayı hedefliyor. Bunun için 1 milyon dolarlık ilk yatırımını da aldı.

Donatos Pizza zincirinin kurucusu Jim Grote’nin önderlik ettiği tohum yatırım turunda girişim potansiyelini de gözler önüne sermiş gibi gözüküyor.

Daha çok B2B’ye odaklanan BeeHex’in ilk ürünü pizza yapabilen bir 3D yazıcı. Chef3D adı verilen ürünün en önemli özelliği, ‘sipariş alması’. Yani kişisel ihtiyaçlara ve isteklere göre bir mobil uygulama üzerinden 3D yazıcınıza mesaj gönderip yemeği sizin için yapmasını isteyeceğiniz bir geleceğin habercisi.

Kaynak : webrazzi.com

Samsung, Galaxy Tab S3 ve Galaxy Book ailesini tanıttı


Mobil Dünya Kongresi 2017 kapsamında yeni tabletlerini tanıtan Samsung, Galaxy Tab S3 modeliyle Android, Galaxy Book 10 ve 12 modelleriyleyse Windows kullanıcılarını hedef almış. Samsung’un sevilen Tab S ailesinin en yeni modeli olan Galaxy Tab S3, sadece 6 mm kalınlığında ve 429 gram ağırlığında. Ailenin klasik tasarım çizgisini koruyan Tab S3, 9.7 inçlik bir ekranla geliyor.

1536 x 2048 piksel çözünürlüğünde Super AMOLED panel tercih eden Galaxy Tab S3’ün ekran gövde oranı ise yüzde 72.7. Gücünü Snapdragon 820 işlemcisinden alan Galaxy Tab S3, 4 GB RAM ve 32 GB dahili depolama alanı sunuyor. Önde 5 arkada ise 13 megapiksellik kamera kullanan Galaxy Tab S3, hızlı şarj destekli 6000 mAh’lık bir bataryaya da sahip.

Android 7.0 Nougat işletim sistemiyle karşımıza çıkan cihazın, geliştirilmiş S Pen ve klavye desteği sunduğunu da ekleyelim. Son olarak LTE destekli ikinci bir versiyona da sahip olacak olan Galaxy Tab S3’ün fiyatı ve çıkış tarihi konusunda herhangi bir bilgi bulunmadığını da iletelim.

TabPro S’in yakaladığı başarıyı Galaxy Book ailesiyle devam ettirmeyi amaçlayan Samsung, 10.6 ve 12 inç büyüklüğünde olmak üzere iki farklı model tanıttı. Ailenin küçük üyesi olan Galaxy Book 10, 10.6 inç büyüklüğünde ve 1920 x 1280 piksel çözünürlüğünde ekranla geliyor.

İşlemci olarak Intel Core M3 kullanan cihaz, 4 GB RAM ve 64/128 GB dahili depolama seçenekleri sunuyor. 256 GB’a kadar microSD kart desteğine de sahip olan Galaxy Book 10, 8.9 mm kalınlığında ve 640 gram ağırlığında. Klavyeyle birlikte gelen Book 10, Windows 10 işletim sistemini kullanıyor.

Ailenin büyük üyesi olan Galaxy Book 12 ise 2160 x 1440 piksel çözünürlüğünde 12 inçlik bir ekranla karşımıza çıkıyor. Galaxy Tab S3 modelinde de olduğu gibi Super AMOLED panel tercih eden Book 12, 7. nesil Intel Core i5 işlemcisinden gücünü alıyor. 4 GB RAM/128 GB SSD ve 8 GB RAM/256 GB SSD gibi seçeneklere sahip olan cihaz, microSD kart desteği de sunuyor.

2 adet USB Type-C sunan Galaxy Book 12, 7.4 mm kalınlığında ve 754 gram ağırlığında. Windows 10 işletim sistemiyle gelecek olan Samsung Galaxy Book 12, hızlı şarj desteğine de sahip. Tab S3 modelinde de olduğu gibi Galaxy Book ailesinin de herhangi bir çıkış veya fiyat bilgisini sahip olmadığını da ekleyelim.

Kaynak : webrazzi.com

Öğrenci odaklı mobil sadakat uygulaması Mumbara, Denizli’den Anadolu’ya yayılmak istiyor


Harcamalar üzerinden puan biriktirmeyi sağlayan sadakat uygulamaları bugüne kadar çok farklı şekillerde karşımıza çıktı. Adını ‘mobil kumbara’ tamlamasından alan Mumbara (Android, iOS) ise üniversite öğrencilerine odaklanarak Denizli’den başlayarak Anadolu’ya yayılmak istiyor.

2016 yılı Nisan ayında Kubilay Güler öncülüğündeki Pamukkale Üniversitesi öğrencileri tarafından geliştirilen Mumbara, fiziksel mekanlarda/mağazalarda puan kazandıran ve kampanyalar sunan bir sistem. Anlaşmalı noktalarda harcama yapan kullanıcıların telefonunda başlatılan işlem mekan sahibi tarafından onaylanıyor ve puan kazanımı gerçekleşiyor. Her 1 puanın 1 TL’ye denk geldiği Mumbara’da puan harcaması da aynı şekilde kolaylıkla gerçekleştiriliyor.

2000’den fazla üye & 36 marka

Bugüne kadar 2000’in üzerinde üye kazanan Mumbara, 36 marka ile anlaşma sağlamış ve toplamda 30 bine yakın puan biriktirilmiş. Mumbara, üniversite kampüsleri üzerinden büyümeyi hedefleyen bir girişim ve şu anda sadece Denizli’deki iki kampüs etrafında hizmet veriyor. Mumbara’nın kurucusu Kubilay Güler, gelir modeli olarak kullanıcılardan aylık 2 puan kesinti yaptıklarını söylüyor ve Eylül 2017 itibariyle Ankara, Eskişehir, Antalya veya Konya gibi Anadolu’nun 15 farklı şehrine yayılmak istediklerini paylaşıyor.

Öğrencilerin günlük alışverişlerinden finansal kazanımlar elde etme fikriyle yola çıktıklarını söyleyen Kubilay Güler, yapılan alışverişlerde yüzde 10-25 arasında puan kazanımı sunduklarını paylaşıyor. Öğrenci ihtiyaçları ve talepleri doğrultusunda yerel ve ulusal markalar ile anlaşmalar yapılarak avantajlı kampanyalar sunduklarını da ekliyor.

Yeni özelliklerle 15 milyon öğrenciye ulaşmak istiyor

Aldığım bilgilere göre Mumbara sadece harcamalardan puan kazandırmak ve kampanya sunmakla sınırlı kalmak da istemiyor. Puan/para transferi, para(harçlık) gönderimi ve puanları nakde dönüştürme gibi özelliklerin de önümüzdeki dönemde Mumbara uygulamasına eklenmesi için çalışılıyor. Mumbara’nın uzun vadeli hedefi de 15 milyon öğrenci tarafından kullanılmak.

Şahsen iyi kurgulanmış dikey sadakat uygulamalarının başarılı olma ihtimalini yüksek görüyorum ve Mumbara da bu potansiyele sahip gözüküyor. Uygulamanın arkasında öğrencilerin veya yeni mezunların olması da kullanıcılarla aynı dili konuşmak açısından bir avantaj. Mumbara’nın yeni illere adım atarak nasıl bir büyüme eğrisi yakalayacağını merakla bekliyorum.

Kaynak : webrazzi.com